KANSER

by 09:11 1 yorum

Kanser vücuttaki bir hücre grubunun farklılaşarak, aşırı ve kontrolsüz şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu meydana gelen hastalıklardır. Kanser dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi giderek artan bir sağlık sorunudur. Kişilerin ölüm nedenleri olarak üst sıralarda yer almaktadır. Kanser hücreleri oluştukları dokudan kan veya lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabilir yani metastaz yapabilir. Metastaz yapan kanserlerin tedavisi daha güçtür ve hastalar genellikle metastazlar nedeniyle kaybedilir. Bu nedenle Kanser gibi tedavi ve takibi zor olan hastalıklardan korunma ve erken teşhis önemlidir. Kanserden korunma ve erken teşhis için kansere sebep olan risk faktörlerine bir bakalım.


KANSERE SEBEP OLAN RİSK FAKTÖRLERİ


Kansere neden olan risk faktörlerinin büyük çoğunluğu çevresel ve/veya davranışsal faktörlere bağlı olarak meydana gelmekte, önlenebilmekte veya erken teşhis edilmektedir.


Çevresel faktörler: UV (ultraviyole) ışınları, X ışınları gibi radyasyon, aflatoksin, hidrokarbonlar, nikel, asbest, krom, sigara,  bazı yiyecek katkı maddeleri, parfümlerde kullanılan bazı kimyasallar, bazı virüsler ve bakteriler gibi faktörlerdir.


Davranışsal faktörler: Sigara içmek, alkol tüketmek, sağlıksız beslenmek, spor yapmamak gibi kişinin değiştirebileceği risk faktörleridir.


Biyolojik faktörler: Yaş, ırk, cinsiyet gibi fiziksel özelliklerdir. Belli tip kanserler için risk oluşturabilirler ve kişinin değiştiremeyeceği risk faktörleridir.


Genetik faktörler: Bağışıklık sistemi (immün sistem) bozuklukları, hormonal bozukluklar, kalıtsal bozukluklar, mutasyonlar gibi nedenlerdir.


 

KANSERDEN KORUNMA


Kanserden korunma kanser tedavisinden çok daha ucuzdur, kolaydır ve çok önemlidir.

Kanserden korunma şu şekilde sınıflandırılabilir.

1-Primer (Birincil) korunma: Sağlıklı kişilerde kanser gelişiminin önlenmesidir.Sağlıklı yaşam koşulları yazımda belirttiğim üzeri alışkanlıkların değiştirilmesi, kansere neden olan risk faktörleri kontrol altına alınması ile mümkün olabilmektedir. Örneğin; sigara içmemek, alkol almamak ya da miktarını en aza indirmek, sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, güneşten korunmak, kanser yapıcı (karsinojenik) maddelerden uzak durmak başlıca önlemlerdir.


2-Sekonder (İkincil) korunma: Kanser öncüsü (premalign) hastalıkları, lezyonları olan kişilerde kanserin önlenmesidir. Erken belirti ve bulguları öğrenmek, riskleri bilmek çok önemlidir. Kişilerde rutin klinik ve laboratuvar değerlendirmeleri ve kanser tarama programlarından yararlanarak kanserin erken tanı ve tedavisinin sağlanmasıdır. Vücudumuzu ne kadar iyi tanırsak verdiği belirtiler ile doktora başvurmak ve yapılan muayene ve tetkiklerle erken teşhis mümkün olabilir. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi de o derece başarılı olur.


3-Tersiyer (Üçüncül) korunma: Kanser tanısı ile tedavi görmüş olan kişilerin yeni bir primer kanserden korunması, ruh sağlıklarının ve yaşam kalitelerinin korunması veya iyileştirilmesini içermektedir.


KANSERDE BELİRTİLER VE TANI


Biz hekimler kanserli hastalarda sık karşılaşılan semptomları ( belirtileri) muayene gelen hastalarda sorgulayıp fikir sahibi olmaya çalışırız. Kanserli hastalarda sık karşılaşılan semptomlardan bazı örnekler şöyledir;


midekanserGastrointestinal (sindirim sistemi) kanserlerde bulantı, kusma, yutma güçlüğü, hematemez (kan kusma) , melena (Dışkıda Kan), iştahsızlık, kilo kaybı, dışkılama değişiklikleri (kabızlık, dışkı boyutunda değişiklik); 


2Meme kanseri ve yumuşak doku tümörlerinde ele gelen kitle ve lokalize (sınırları belli) ağrı;

beyazkAkciğer kanserinde geçmeyen öksürük ve hemoptizi (öksürükle ve/veya balgamda gelen kan); 

4Prostat, mesane(idrar torbası) ve böbrek kanserinde hematürü (idrarda kan görülmesi), idrar yaparken ağrı şeklinde olmaktadır.


5Larenks(Gırtlak) kanserinde; ses kısıklığı

6Rahim ve Serviks Kanseri; vajinal kanama

7Malign melanomda mevcut olan nevüsün (benin) renk değiştirmesi, kaşınması, kabuklanması, hızlı büyümesi, sınır düzensizliği gibi şikâyetler olabilir.


Bu belirtilerin biri ve ya birkaçının kişide bulunması kanser tanısı koymak için yeterli olmamakla beraber kanser hastalığı dışında hastalıklarda da oluşabilir. Önemli olan vücudumuzun verdiği bu tepkileri bilmek ve zaman kaybetmeden hekim kontrolüne başvurmaktır.


 Hasta hekim kontrolüne başvurduğunda hekim kontrolünde; muayene, tam kan sayımı, karaciğer enzimleri, sedimentasyon, koagülasyon testleri, tümör markerları,  gibi laboratuvar testlerinin dışında, akciğer grafisi ve diğer radyolojik testler (ultrasonografi) uygulanmaktadır. Bu testlerden sonra kanserden şüphelenilen hastada, sitolojik ve/veya histopatolojik yöntemlerle (biyopsi/operasyon) kanser hastalığının varlığını kanıtlamak gerekir. Sonraki aşama tümörün yaygınlığını belirlemek için evrelemedir.


Evreleme için hastalığa özgü görüntüleme yöntemleri (CT, MR, PET) seçilmelidir. Örneğin; Akciğer kanserinde Toraks BT, Üst Abdomen Bilgisayarlı Tomografi gibi.


Hastaya kanser tanısı konulduktan ve hastalığın yaygınlığı belirlendikten (evrelemeden) sonra yapılması gereken, hastalığa ve evresine göre uygun tedavi yöntemlerinin seçimidir.


KANSER TEDAVİSİ


Kanser tedavisinde kullanılan yöntemler şunlardır;

1-Cerrahi (bölgesel) tedavi: Kanser türlerinin çoğunda özellikle metastaz yapmamış kanserlerde çok etkilidir.

2-İlaç tedavisi (sistemik):

•Kemoterapi (ilaçlarla kanser tedavisi)

•Hormon tedavisi (Hormonları uzaklaştırarak veya etkilerini bloke ederek kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran kanser tedavisidir.)

• İmmünoterapi (Bağışıklık Sistemi Üzerinden Tedavi) ve

• diğer yeni tedaviler

3-Radyoterapi (RT) Radyasyonla tedavi, ışın tedavisi (Bölgesel): Kanser hücrelerinin bölünme-çoğalma, büyümesinin engellenmesi ve kanser hücrelerinin öldürülmesi amacıyla radyasyonun genellikle X ışınlarının kullanıldığı tedavi şeklidir.

 

Unknown

Developer

Cras justo odio, dapibus ac facilisis in, egestas eget quam. Curabitur blandit tempus porttitor. Vivamus sagittis lacus vel augue laoreet rutrum faucibus dolor auctor.

1 yorum:

  1. nameless_life5n1k@hotmail.com14 Ağustos 2014 04:07

    ellerinize sağlık seçil hanım :) en kısa zamanda nörolojik hastalıklarla ilgili yazılarınızı da bekliyoruz ;) iyi çalışmalar

    YanıtlaSil